Saldıray Berk: Genelkurmay raporunda iddiaların doğru olmadığı ortaya kondu

Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nde, aralarında eski Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı ve CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner ile eski Eğitim ve Doktrin (EDOK) Komutanı emekli Orgeneral Saldıray Berk'in de bulunduğu 11 kişinin 'silahlı terör örgütü kurma veya yönetme' iddiasıyla yargılanmasına başlandı.

Kaynak : Cihan Haber Ajansı
Haber Giriş : 15 Haziran 2012 16:40, Son Güncelleme : 27 Mart 2018 00:42

Saldıray Berk, savunmasında hakkındaki iddiaları reddetti. Berk, Genelkurmay Başkanlığı'nca hazırlanan ve 500 sayfayı bulan idari soruşturma raporunun iddiaların gerçek dışı olduğunu ortaya koyduğunu savundu.

Duruşmada, Erzincan İl Jandarma Alay Komutanı Albay Ali Tapan, Eskişehir İl Jandarma Alay Komutanı Kıdemli Albay Recep Gençoğlu, Erzincan İl Jandarma İstihbarat Şube Müdürü Nedim Ersan, Erzincan İl Jandarma İstihbarat Müdür Yardımcısı Ersin Ergut, Yaylabaşı Karakol Komutanı Murat Yıldız, astsubaylar Orhan Esinger ve Şenol Bozkurt ile 3. Ordu İstihbarat Başkanlığı Plan Eğitim Subayı Ahmet Saraçlar ve Erzincan'da av bayiliği yapan Yaşar Baş yargılanıyor.

Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde sanıklar, savunmalarını yaptı. Hakkında tek bir somut şey olmaksızın gerçeklere dayanmayan, tamamen iftira ile üzerine atılan suçlamayı kabul etmediğini dile getiren Saldıray Berk, gerçekleri ortaya çıkarma konusunda hiçbir gayret gösterilmeden, yapılan soruşturmayla eğitim ve faaliyetlerin suç kapsamına sokulmaya çalışıldığını iddia etti. Hiç tanımadığım, ismini duymadığım kişilerle çalışıldığını savunan Berk, gizli faaliyetinin olmasının mümkün olmadığını ifade etti.

"EMİR VERMEDİĞİM EĞİTİM FAALİYETİ, ÜZERİME SUÇ OLARAK ATILMAYA ÇALIŞILMIŞTIR"

Genelkurmay Başkanlığı'nca hazırlanan ve 500 sayfayı bulan idari soruşturma raporunun iddiaların gerçek dışı olduğunu ortaya koyduğunu belirten Berk, "Gizli bir tanığın gerçek dışı ve hayali ifadeleriyle hiç bir zaman düşünülmeyen bir darbe toplantısına dönüştürülmeye çalışılmış, seminere katılanların açık ifadeleri gözardı edilmiş ve değerlendirilmemiştir. Tamamı idari soruşturma raporunda vardır. Ne yazılı ne de sözlü bir emir vermediğim eğitim faaliyeti, üzerime suç olarak atılmaya çalışılmıştır." dedi.

Ordu komutanının bir bölüğe eğitim için emir vermeyeceğini savunan Berk, ordu bölgesinde, bilhassa Erzincan dışında iç güvenlik faaliyetlerinin yürütüldüğü köyleri ziyaret ettiğini söyledi. Ziyaret ettiği yerlerde hiçbir köyün mezhebiyle ilgilenmediğini ileri süren Berk, "Gelen ödenekler, harcamalar denetim altındadır ve bellidir. Ben yalnızca ordu karargahına bitişik olan köyün okulunun onarımına aracılık ettim. Devletin imkanlarını başka bir yere harcamak iddiası asılsızdır. Hakkımdaki suçlamaların tamamını reddediyorum. Hakkımda hiç bir delil toplanmadan, gerçeklere dayanmayan, tamamen iftira üzerinden suç ve suçlu yaratmak çabalarıyla bu dava açılmıştır. Soruşturma makamları lehimize olabilecek hiçbir delili toplamamıştır." diye konuştu. Berk, askeri araçları yürütmediğini de iddia etti.

"BİR KOMPLO OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM, YAPANLARIN CEZALANDIRILMASINI İSTİYORUM"

Sanık Recep Gençoğlu ise yazılı savunmasını aynen tekrar ettiğini kaydetti. Suçlamaları kabul etmediğini vurgulayan Gençoğlu, "Şahsıma karşı yapılmış bir komplo olduğunu, bir senaryodan ibaret olduğunu düşünüyorum. Neden ve kimler tarafından yapıldığının araştırılmasını ve yapanların cezalandırılmasını istiyorum. İki gizli tanığın hayalinden uydurduğu, somut delile dayanmayan, yalan konuşmaların metne yansımasıdır. Erzincan'da görev yaptığım süre dikkate alındığında, bir takım olayların ben tayin olmadan önce ve sonra gerçekleştiği görülmektedir. Bir kısmını tanımıyorum, bir kısmıyla hiç çalışmadım. Örneğin MİT mensuplarıyla çalışmadım. Özensiz soruşturma. Başkalarının konuşmaları benim konuşmalarım gibi iddianameye eklenmiştir." şeklinde konuştu.

Aramalarda, dinlemelerde suç unsuru bulunmadığını dile getiren Gençoğlu, iddianamedeki olaylarla hiçbir alakasının olmadığı gibi herhangi bir örgüte de üye olmadığını savundu. Gençoğlu, beraatini talep etti.

Sanık Ali Tatan, Recep Gençoğlu'nun ardından Erzincan Jandarma Komutanı olduğunu ifade etti. İsmailağa cemaati soruşturmasının 2007 Kasım ayında başladığını, 2009 Şubat ayında operasyona dönüştürüldüğünü ve Erzurum Özel Yetkili Savcılığınca dosyaya el konulduğunu anlatan Tatan, "Ben göreve başladığımda soruşturmayla ilgili hiçbir işlem kalmamış. Soruşturmanın ana dayanağı Dursun Çiçek belgesinin Erzincan'da uygulanmasıdır. dç belgesi mayıs, haziran 2009'da ortaya çıkmıştır. Yani bir eylem planından önce yapıldı. dç belgesiyle bir eylem yapılmış ama eylem plandan önce icra edilmiş, böyle bir şey akla uygun değil. İddianamenin birinci cümlesi yalandır.

"BEN 28 YILLIK ASKERİM, BÖYLE BİR SUÇLAMA BENİM ONURUMA DOKUNUYOR"

Muhtara para teklif edildiği, yönlendirildiğinin söylendiğini dile getiren Tatan, iddiaların doğru olmadığını savundu. Tatan, "Ben 28 yıllık askerim, bu 28 yılın 20 yılı bil fiil terörle mücadeleyle geçmiştir. Üstün cesaret ve feragat madalyasıyla suçlandım, böyle bir suçlama benim onuruma dokunuyor, beraatımı istiyorum." dedi.

Sanık Yaşar Baş, "Suçlamaları kabul etmiyorum. 22 yıldır Erzincan'da esnaflık yapıyorum. Şahsıma yapılmış en büyük hakarettir. Beraatimi talep ediyorum." dedi. Tuncer Kılıç'ı 2003 yılında tanıdığını dile getiren Baş, daha önceki ifade tutanaklarını ise okumadan imzaladığını ileri sürerek eski beyanlarını kabul etmedi.

Sanık Şenol Bozkurt, "Sen istihbarat görevlisi değil misin' diye soruldu, değilim dedim." ifadelerini kullandı. Gizli tanık Efe'nin hakkında söylediklerinin doğru olmadığını iddia eden Bozkurt, fişlemelerden söz edilecekse CMK 250'den sorumlu savcıların kendini fişlediğini ileri sürdü. Bozkurt, "Söylenenlerden bir tanesi doğru olduğu ispatlanırsa; ben burada kendime cezamı veririm. Ama yargılama sonucu görülecek ki söylenenlerin hepsi yalandan ibarettir. Normalde iki yıl önce emekli olacaktım. Nöbetten düşecektim ama bu davadan dolayı düşemiyorum, nöbet tutuyorum. Olsun zül duymuyorum, kutsaldır. Davadan aklandığım gün emekli olacağım. Şerefimle emekli olacağım. Hepsi asılsız, yalan, iftiraden ibarettir." diye konuştu.

Duruşmaya kısa bir ara verildi.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber