Şikayet hakkını kullanan polise disiplin cezası verilebilir mi?
Danıştay 2. Dairesi, polis memuru olarak görev yapan davacının, "amirini haksız yere şikayet etmek" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-9. maddesi uyarınca 4 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemi hukuka aykırı buldu.

Davacının, Anayasa ve kanunlarla kendisine tanınan şikayet hakkını kullanmak suretiyle şikayet dilekçesi vermesinde, ilgilileri haksız yere şikayet etmek kastı ve maksadının bulunmadığı anlaşıldığından, davacının şikayet hakkının etkin bir şekilde kullanılmasını engelleyecek şekilde disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığına hükmetti
İlk derece mahkemesi, emniyet hiyerarşisi gereğince davayı reddetti
Emniyet Teşkilatı Kanunu ve diğer düzenleyici işlemlerden anlaşıldığı üzere emniyet teşkilatı içerisinde sıkı bir ast üst ilişkisinin söz konusu olduğu, yürütülen görevin niteliği gereği, birim içerisinde yaşanan her türlü sorunun doğrudan adli makamlara aksettirilmesinin, görevin karşılıklı güven ve eşgüdüm içerisinde yürütülmesini sekteye uğratacağının açık olduğu, bu sebeple dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Danıştay: Haksız yere şikayette kasıt unsuru gereklidir
Uyuşmazlıkta; davacının, savcılık şikayetinde ileri sürdüğü iddiaların idarenin iç işleyişine ve muhatap olduğu uygulamalara ilişkin olduğu, bu iddiaların araştırma ve inceleme süreci sonunda doğru olmadığının anlaşılmasının davacının açık ve bariz şekilde amirini haksız yere şikayet ettiği şeklinde yorumlanamayacağı, davacının haksızlığa uğradığını samimi olarak düşünerek şikayet hakkını kullandığı ve bu durumun Anayasa'da ifadesini bulan hak arama hürriyeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, şikayet dilekçesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde ilgili amir hakkında "soruşturma izni verilmemesine" dair karar verilmesinin de, tek başına, üstlerini haksız yere şikayet etmek suçunu işlediğinin kabulüne olanak vermeyeceği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; davacının, Anayasa ve kanunlarla kendisine tanınan şikayet hakkını kullanmak suretiyle şikayet dilekçesi vermesinde, ilgilileri haksız yere şikayet etmek kastı ve maksadının bulunmadığı anlaşıldığından, davacının şikayet hakkının etkin bir şekilde kullanılmasını engelleyecek şekilde disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/8924
Karar No: 2023/5366
İSTEMİN KONUSU:
Trabzon İdare Mahkemesince verilen 07/02/2013 günlü, E:2012/797, K:2013/105 sayılı kararın bozulmasına ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin 12/03/2020 günlü, E:2016/17047, K:2020/1927 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem:
Dava; polis memuru olarak görev yapan davacının, "amirini haksız yere şikayet etmek" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-9. maddesi uyarınca 4 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Van Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun 06/03/2012 günlü, K:2012/14 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Trabzon İdare Mahkemesinin 07/02/2013 günlü, E:2012/797, K:2013/105 sayılı kararıyla; davacının amiri hakkında verdiği şikayet dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların idari iç işleyişte yaşanan sorunlara ilişkin olduğu, üst birimlere başvuru yolunu tüketip sorunun çözümü yoluna gitmeden doğrudan suç duyurusunda bulunduğu, öte yandan şikayet konularının bir kısmının soyut olduğu, bir kısmının ise mevzuat uyarınca tanınan yetki kapsamında ilgili amir tarafından görevin yerine getirilmesi sırasında yapılan uygulamalara ilişkin olduğu, Emniyet Teşkilatı Kanunu ve diğer düzenleyici işlemlerden anlaşıldığı üzere emniyet teşkilatı içerisinde sıkı bir ast üst ilişkisinin söz konusu olduğu, yürütülen görevin niteliği gereği, birim içerisinde yaşanan her türlü sorunun doğrudan adli makamlara aksettirilmesinin, görevin karşılıklı güven ve eşgüdüm içerisinde yürütülmesini sekteye uğratacağının açık olduğu, bu sebeple dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Daire Kararının Özeti:
Davacının temyiz başvurusu üzerine, Danıştay Beşinci Dairesinin 12/03/2020 günlü, E:2016/17047, K:2020/1927 sayılı kararıyla; davacının, hakkında yürütülen disiplin soruşturması kapsamında alınan 03/02/2012 tarihli savunmasında; ., ., ., ..'nın ve 28/11/2010-15/03/2011 tarihleri arasında kendisiyle aynı birimde görev yapan mesai arkadaşlarının tanık olarak dinlenmesini istediği halde anılan şahısların ifadelerine başvurulmadığı, soruşturma kapsamında yeterli araştırmanın yapılmadığı ve davacıya isnat edilen fiillerin sübuta erip ermediği hususunun açık ve net bir şekilde ortaya konulamadığı; bu durumda, bahsi geçen hususlara uyulmadan eksik soruşturma sonucu tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME TALEBİNDE BULUNANIN İDDİALARI:
Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönlerinden hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ:
Karar düzeltme isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Beşinci Dairesinin 12/03/2020 günlü, E:2016/17047, K:2020/1927 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlığın esası yeniden incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Polis memuru olarak görev yapan davacının, "amirini haksız yere şikayet etmek" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-9. maddesi uyarınca 4 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Van Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun 06/03/2012 günlü, K:2012/14 sayılı kararının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinin 1. fıkrasında; "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir" hükmüne yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun, "Müracaat, şikayet ve dava açma" başlıklı 21. maddesinde; "Devlet memurları kurumlarıyla ilgili resmi ve şahsi işlerinden dolayı müracaat; amirleri veya kurumları tarafından kendilerine uygulanan idari eylem ve işlemlerden dolayı şikayet ve dava açma hakkına sahiptirler. Müracaat ve şikayetler söz veya yazı ile en yakın amirden başlayarak silsile yolu ile şikayet edilen amirler atlanarak yapılır. Müracaat ve şikayetler incelenerek en kısa zamanda ilgiliye bildirilir. Müracaat ve şikayetlerle ilgili esas ve usuller Başbakanlıkça hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almıştır.
Bu hükme istinaden hazırlanan ve 12/01/1983 günlü, 17926 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Devlet Memurlarının Şikayet ve Müracaatları Hakkında Yönetmeliğin "Şikayet edenin sorumluluğu" başlıklı 10. maddesinde ise; "Şikayet haklarını kullanan Devlet memurlarına şikayetlerinden dolayı bir ceza verilemez. Ancak, şikayet haklarını bu Yönetmelikte tespit edilen usul ve esaslara aykırı surette kullananların veya her ne surette olursa olsun bu haklarını kullanırken bir suç işleyenlerin sorumlulukları saklıdır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A maddesinin 9. fıkrasında, "Astlarını, aynı rütbedeki arkadaşlarını, üstlerini ya da amirlerini haksız yere şikayet etmek" fiilinin "4 ay süreyle durdurma" cezası ile cezalandırılmayı gerektirdiği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile Devlet memurlarına demokratik bir hak ve güvence olarak, amirleri veya kurumları tarafından kendileri ile ilgili olarak yapılan idari eylem ve işlemlerden dolayı şikayet hakkı verilmiş; bu hakkını kullanmaları nedeniyle Devlet memurlarına, Yönetmelik'te tespit edilen usul ve esaslara aykırı surette veya her ne surette olursa olsun bu haklarını kullanırken bir suç işlememiş olması kaydıyla ceza verilemeyeceği belirtilmiş ve bu yolla bu hak güvence altına alınmıştır. Bu güvencenin, yalnızca disiplin hukuku anlamında cezai işlemleri değil, mahiyeti itibarıyla cezalandırmaya yönelik her türlü işlemi de kapsayacağı tartışmasızdır. Bununla birlikte, bu düzenlemeler ile ulaşılmaya çalışılan amacın idare hukukunun en temel ilkelerinden olan idareye güven ve idari istikrar ilkelerini korumak olduğu açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının Van Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaptığı dönemde, 12/05/2011 tarihinde Van Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği dilekçe ile amiri konumunda bulunan Koruma Şube Müdürü 4. Sınıf Emniyet Müdürü. hakkında; personel arasında ayrımcılık ve haksızlık yaptığı, kendisinin görev yerinin değiştirildiği, görev istirahatlı gününde nöbet yazıldığı yönünde şikayette bulunması nedeniyle. hakkında 4483 sayılı Yasa kapsamında ön inceleme başlatıldığı ve hazırlanan 25/07/2011 günlü ön inceleme raporunda; davacının şikayet dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların yersiz olduğu, şikayet olunanın yasaların verdiği yetki çerçevesinde görevini ifa ettiği, görevi kötüye kullanmadığı, personel arasında ayrımcılık ve haksızlık yaptığı iddiası ile ilgili bilgi ve bulguya rastlanmadığının belirtilmesi üzerine Van Valiliğinin 26/07/2011 günlü, 2011/63 sayılı kararıyla. hakkında soruşturma açılmasına izin verilmediği, davacının bu karara karşı yaptığı itirazın Van Bölge İdare Mahkemesinin 07/09/2011 günlü, E:2011/147, K:2011/134 sayılı kararıyla reddedildiği, davacı hakkında amirini haksız yere şikayet ettiği gerekçesiyle başlatılan disiplin soruşturması sonucunda hazırlanan raporda; davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A- 9. maddesi uyarınca 4 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği, söz konusu teklifi değerlendiren Van Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun 06/03/2012 günlü, 2012/14 sayılı kararı ile, davacının "astlarını, aynı rütbedeki arkadaşlarını, üstlerini ya da amirlerini haksız yere şikayet etmek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-9. maddesi uyarınca 4 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmektedir.
Uyuşmazlıkta; davacının, savcılık şikayetinde ileri sürdüğü iddiaların idarenin iç işleyişine ve muhatap olduğu uygulamalara ilişkin olduğu, bu iddiaların araştırma ve inceleme süreci sonunda doğru olmadığının anlaşılmasının davacının açık ve bariz şekilde amirini haksız yere şikayet ettiği şeklinde yorumlanamayacağı, davacının haksızlığa uğradığını samimi olarak düşünerek şikayet hakkını kullandığı ve bu durumun Anayasa'da ifadesini bulan hak arama hürriyeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, şikayet dilekçesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde ilgili amir hakkında "soruşturma izni verilmemesine" dair karar verilmesinin de, tek başına, üstlerini haksız yere şikayet etmek suçunu işlediğinin kabulüne olanak vermeyeceği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; davacının, Anayasa ve kanunlarla kendisine tanınan şikayet hakkını kullanmak suretiyle şikayet dilekçesi vermesinde, ilgilileri haksız yere şikayet etmek kastı ve maksadının bulunmadığı anlaşıldığından, davacının şikayet hakkının etkin bir şekilde kullanılmasını engelleyecek şekilde disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE;
2. Trabzon İdare Mahkemesince verilen 07/02/2013 günlü, E:2012/797, K:2013/105 sayılı kararın, 2577 sayılı Kanun'un temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49/1-b maddesi uyarınca BOZULMASINA;
3. Aynı Kanun maddesinin 3622 sayılı Kanun ile değişik 3. fıkrası uyarınca ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 09/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.