Anneden kızına ikinci hayat

Adana'da ne yakınlarından, ne de ulusal ve uluslar arası kemik iliği bankalarından tam uyumlu verici bulunamayan 21 yaşındaki genç kıza, annesinden alınan kök hücreler nakledildi.

Kaynak : İhlas Haber Ajansı
Haber Giriş : 29 Eylül 2012 10:15, Son Güncelleme : 27 Mart 2018 00:42

Bekleme şansı bulunmayan genç kıza, 'kısmi uyumlu' olmasına rağmen, annesinden alınan kök hücreler, yeni bir yöntemle nakledildi. Tedavi sonuç verince, genç hız bugün hastaneden taburcu edildi.

Henüz 9 yaşında küçük bir kızken, eklem yerlerindeki ağrılar nedeni ile hastaneye giden ve burada yapılan tetkiklerin ardından, 'akut lösemi' teşhisi konulan Elif Simay Gürler'in hayatı adeta kabusa dönüştü. Hastalığı nedeni ile okulu bırakmak zorunda kalan Gürler, ilköğretimini dışarıdan tamamladı. Tam hastalığını atlattığını düşünürken, 2010 yılında yeniden nüksedince hastaneye yatmak zorunda kalan Gürler için doktorlar 'ilik nakli' yapılması kararı aldı. Gürler'e uygun iliğin bulunması için ulusal ve uluslararası kemik iliği bankalarına başvuru yapıldı. Ancak aranan ilik bulanamayınca bekleme durumu olmayan Gürler için bugüne bölgede kadar hiç uygulanmayan bir tedavi hayata geçirildi.

ANNESİNDEN ALINAN 'KISMİ UYUMLU KÖK HÜCRELER' KIZINA NAKLEDİLDİ

Türkiye'deki ender merkezlerden biri olarak öne çıkan; 'Başkent Üniversitesi Adana Erişkin Kemik İliği Nakli Merkezi'nde 2010 yılından bu yana tedavi ve takibi yapılan Elif Simay Gürler'e, 'kısmi uyumlu' olmasına rağmen, annesi Fatoş Nalan Gürler'den alınan kök hücreler, başarılı bir operasyonun ardından nakledildi. Yaklaşık 34 gün boyunca hastanede gözetim altında tutulan Gürler, söz

konusu tedaviye olumlu yanıt verince, bugün tedavi gördüğü hastaneden taburcu edildi. Hastaneden ayrılmadan önce gazetecilerin sorularını yanıtlayan Gürler, "Hastalığımı öğrendiğimde henüz 9 yaşındaydım. Tedavi sürecinde 3 yıl okula gidemedim ve bu yüzden de ilköğretimi dışarıdan bitirmek zorunda kaldım. Tam her şey yolunda giderken, hastalığım yeniden nüksetti. 8 yıl sonra yani 2010 yılında yeniden hastaneye yatmak zorunda kaldım. Hastalığımın tekrarlaması ilk başlarda beni çok zorladı. Ancak her şeye rağmen bunun üstesinden gelmeyi başardım" dedi.

"HASTALIĞIMI HEP YENECEĞİMİ DÜŞÜNDÜM BU DA BANA GÜÇ VERDİ"

Umutsuzluğa düştüğü anların olduğunu, ancak bunların gelip geçici anlar olarak öne çıktığını dile getiren Gürler, hastalığının hayattaki hedef ve beklentilerine asla engel olmadığını, sadece onları biraz ertelemek zorunda kaldığı yorumunda bulundu. Hastalığını hep yeneceğini düşündüğünü, bunu da kendisini iyi hissetmesini sağladığını belirten Gürler, hastaneden taburcu olacağı için çok heyecanlı olduğunu vurgulayarak, "İnanın hastaneden dışarı çıktıktan sonra ne yapacağımı ben de bilmiyorum. Heyecan var. Çünkü 33 gündür bu hastane odasındayım. Kendi işimi kurmak istiyorum. Bu hayal, hastalığımın tedavisinde de beni ayakta tuttu. El işleri ile uğraşıyorum ve yaptığım çiçekleri kendi işyerimde satmak istiyorum" ifadesini kullandı.

"İNANCIMIZI VE UMUDUMUZU HER NE OLURSA OLSUN KAYBETMEDİK"

Bir anne olarak kızının hastalığı ile birlikte çok zor günler geçirdiğini anlatan Fatoş Nalan Gürler, konuşmasını da şöyle sürdürdü; "Aile olarak hem maddi, hem de maddi açıdan birçok sıkıntılar yaşadık. Kızım henüz 9 yaşındayken hastalığını öğrendik ve adeta yıkıldık. O günden bu yana hala bunun acısını yaşıyoruz. Ancak tüm bunlar artık geride kaldı. Kızımın yeniden sağlığına kavuşması noktasında çaba sarf eden doktorlara çok teşekkür ediyorum. İnşallah bundan sonra hayat bizim için de çok güzel olur. Kızımın hastalığında bizi ayakta tutup, güç veren şey inanç oldu. İnancımızı ve umudumuzu her ne olursa olsun asla kaybetmedik. Bu da bize güç verdi." Baba Mehmet Şerif Gürler de, devletin kendilerine sunduğu desteğin, kızının tedavisinde önemli olduğunu vurgulayarak, "Çünkü bu hastalığın tedavisi çok pahalı. Ama devletimizin de desteği ile kızımızı tedavi ettirebildik. Bir takım sıkıntılar yaşadık, ancak aile olarak bunları da aşacağımıza inanıyorum" diye konuştu.

"BU YÖNTEM YENİ BİR DÖNEMİN DE BAŞLANGICI OLACAK"

Elif Simay Gürler'in yeniden sağlığına kavuşmasını sağlayan Başkent Üniversitesi Adana Erişkin Kemik İliği Nakli Merkezi Klinik Program Direktörü Prof. Dr. Hakan Özdoğu da, bölgede ilk defa uygulanan tedavi yöntemi ile ilgili olarak bir basın toplantısı düzenledi. Özdoğu, kemik iliği nakillerini sınırlayan en önemli faktörün, doku grubu uyumlu kardeş veya kardeş dışı donörün temin edilmesi olduğunun altını çizerek, "Bu nedenle ulusal ve uluslararası kemik iliği bankaları oluşturuldu. Buna rağmen hastaların ancak belirli bir bölümüne zamanında verici temin edilebiliyor" dedi.

Elif Simay Gürler'in hastalığının tekrarlaması ve bilinen standart tedavilere direnç göstermesi nedeni ile kök hürce nakli endikasyonu konulduğunu anlatan Özdoğu, uygun verici bulunamayınca yeni bir yöntem olan; annesinden alınan kök hücre ile kısmi uyumlu nakil yapılarak, genç kızın tedavi edildiğini, bunda da başarılı olduklarını belirtti. Özdoğru, bu yöntemin yeni bir dönemin de başlangıcı olduğunu savunarak, kan kanserinin bu sayede daha çok sayıda hastaya, kök hücre nakli ile tedavi olanağı sağlanacağını da sözlerine ekledi. - Adana

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber